beslemek

-i
1. 养活, 供养: Evinde altı can besliyor. 他养活一家6口。Tek başına sekiz nüfuslu bir aileyi beslemek zorundaydı. 当时他不得不独自一人养活一个8口之家。Baba kırk oğul beslemiş, kırk oğul bir babayı beslememiş. 成́ 一个爸爸养活40个儿子, 40个儿子却不养活一个老爸。
2. 给食, 使进食, 饲喂: Anne, çocuğunu dört saatte bir besliyor. 母亲每隔4小时给孩子喂一次食。Ona pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tere yağı, reçel havyar sürecek, eliyle besleyecekti. 他本想把面包烤黄, 抹上黄油, 果酱和鱼子酱喂他吃。
2. 饲养: at \beslemek 养马 tavuk \beslemek 养鸡
4. 添加: Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısır piştikçe misafirlerin eline tutuşturuyorlardı. 火苗一减弱, 他们就添柴, 埋在火里的玉米一熟, 他们就递给顾客。Kaynaklar bu ırmağı besliyor. 涓涓溪流养育了这条河。
5. 填补, 垫; 加固
6. 转́ 怀有, 抱有, 孕育, 蕴藏: kin \beslemek 心怀敌意, 憎恨, 怀恨在心 ümit \beslemek 满怀希望 Çocuğuna ancak şefkat besliyordu. 他只是可怜他的孩子。
◆ Besle kargayı, oysun gözünü. 养只乌鸦啄瞎眼; 养虎遗患。Besledik büyüttük danayı, (şimdi) tanımaz (oldu) anayı. 养大的牛犊不认娘, 完全是个白眼狼。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • beslemek — i 1) Yiyecek ve içeceğini sağlamak Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk. H. E. Adıvar 2) Yedirmek Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti. H. E. Adıvar 3) Semirtmek 4)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beşlemek — nsz, i 1) Bir işi beş kez yapmak 2) Bir şeyin sayısını beşe çıkarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuş sütü ile beslemek — eksiksiz, özenle beslemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • besi beslemek — hayvan beslemek …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • emel beslemek — isteği, arzuyu sürekli düşünmek veya güçlendirmek Size karşı güzel bir emel besleyenler için kazanmak lazım, değil mi? P. Safa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • güven duymak (veya beslemek) — güvenmek, inanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • husumet beslemek — hasım olmak, düşman olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • itimat beslemek — güven duymak, güvenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuşku beslemek (veya duymak) — kuşkulanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • muhabbet beslemek — sevgi duymak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • saygı duymak (veya beslemek) — birine, bir şeye karşı saygı hissetmek Oğlunun hocası olduğu için Mesut Çağlayan a hususi bir saygı besliyordu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.